Hint astrolojisiyle 2012 ülkemiz enerjileri

2012111

Yıllık haritalar astrolojide özel bir yeri olan harita çeşitleridir. Batı astrolojisinde Güneş dönüşü (Sun return) olarak adlandırılan bu haritalar, Hint astrolojisinde Annual Chart veya Varşapal olarak bilinirler. Bu haritaların özellikleri doğum günlerimizde oluşmaları ve önümüzdeki bir senelik enerjileri ve hangi etkiler içinde olabileceğimizi bize öngörmeleridir.

Ülkeler astrolojisinde bir ülkenin doğum zamanı, yani o ülkenin kuruluş anı ülkenin başlangıç haritasını verir. Dolayısı ile kişisel haritalarımızda olduğu gibi, ülkeler haritalarında da yıllık haritalar önemli bir yer tutarlar.

Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 saat 20:35 de Ankara’da kurulmuştur ve buna göre de Türkiye cumhuriyetinin doğum haritası bu an itibari ile oluşmuştur.

2011 bitirmek üzereyiz…2010’un sonuna doğru, 2011 için baktığım ülkemiz yıllık haritasıyla ilgili tüm konuşma ve yazılarımda, röportajlarımda, o dönemde bir çok meslektaşımın genel olarak oldukça parlak, hatta pembe bir tablo çizmelerine karşın, 3 noktanın üzerinde çok durmuştum. İlki komşu ülkelerle ilgili karışıklıklar iken, ikincisi ülkemizde gerek hukuki olarak gerekse genel olarak baskıcı ve toplumu sindirmeye yönelik bir tutum içinde olunabileceği ve üçüncüsü de internet, medya, gazeteler üzerinde yine benzer biçimde baskılı bir politika güdüleceği yönünde idi. 2011 hatırlarsak, hala da devam eden biçimde çevremizde adeta bir yangın var. Komşu ülkeler birbirilerine düşmüş ve devrimlere, iç savaşlara tanıklık ederken, Yunanistan başta olmak üzere ekonomik olarak sorunlar birbiri ardına patlamakta. Israil ile oldukça gergin bir süreç geçirmekteyiz. Ekonomik olarak ise henüz ciddi bir kriz yaşanmamakla birlikte her şey ülkedeki belli bir kesim dışında, pembe olmaktan çok uzakta gri bile değil! Bu arada ne yazık ki, 2011 yılının doğal afetler açısından da geçtiğimiz yıllara göre daha gergin enerjiler barındırdığını aktarmıştım ki Van depremi hepimizi çok üzdü.

Gelelim 2012’ye…

Türkiye haritasına göre 2012 enerjilerini veren yıllık haritada yükselen Akrep burcu olarak öne çıkmakta. Akrep burcu dönüşümleri, güç savaşlarını, tutkuyu, ölüm ve yaşamı, cinselliği temsil ettiği gibi gizi, mahrem olanı ve gizli yürütülen ilişkilerle de bağdaştırılır. Ülkeler astrolojisinde yükselen ülkenin genel karakteristik etkilerini ve ülke liderlerinin tutumlarıyla ilgili bilgiyi verir. Ayrıca Akrep, ülkeler üzerinde Petrol, madenler, yer altı zenginlikleri, sigorta ve sigortacılık, bazı kimyasallar ve vergilerle de alakalıdır.

Dolayısı ile bu yıl ülkenin genel havasına damgasını vuracak konuların başında güç savaşları, gizli yürütülen anlaşma ve ilişkiler olarak öne çıkarken, sabit bir burç olan Akrep ve bu noktada yerleşen enerjiler iç ve dış konularla ilgili anlaşma ve görüşlerin açık olarak değil de daha çok kapalı kapılar ardında olacağını fısıldamakta.

Öte yandan hükümet tarafında bir süredir yürütülen ek vergi politikasının artarak devam edeceği görülüyor ve yeni vergilerle halkın üzerindeki baskının artması söz konusu. Yükselende yerleşen Merkür, özellikle spekülatif söylentilerin olacağını ve hükümetin ve liderlerin sert kararlar alabileceğini göstermekte. Yükselen yöneticisi Mars, bu yılki haritada Yengeç burcunda ve 9.evde oturmakta. Bu noktada dikkat çekici olan, Mars’ın 29 derece dediğimiz oldukça riskli bir derecede ülke haritasında oturmuş olması.

Hint astrolojisinde Mars’ın son derecedeki yerleşimleri sorunları, düşünmeden hareket etmeyi ve iyi hesap edilmeden olaylara atılmayı temsil eder. Bu noktada oluşumun 9.ev gibi hukuksal konuları, dış ilişkileri ve dış ilişkiler bakanlığını, üniversiteleri, mahkemeleri ve dinsel konuları temsil ettiği bir yerde bulunması oldukça düşündürücü. Öncelikle hukuksal konularda sonunu düşünmeden hareket etme, yanlış kararlar verme, hatta hak hukuk tanımazlık gündemde olacak. Hukuksal açıdan oldukça gergin bir süreç yaşanacak diyebilirim. Üniversitelerde karışıklıklar yaşanabilir. Ama en önemlisi özellikle dış politikada ve dış işleriyle ilgili konularda düşünmeden hareket etme ve ülkeyi zor bir alana sürükleme söz konusu. Hatta atılan bu yanlış adımlar krizlere ve diplomatik gerginliklere neden olabileceği gibi diğer ülkelerle aramızın açılmasına neden olabilir. Hükümetin bu sene dış politikada attığı adımlara çok dikkat etmesi gerekmekte. Diğer yandan bu sene genç kesim, gençlik ve bu kesimle ilgili sorun ve isteklerde sürekli gündemde olacak. Bir yandan da gençliği temsil eden üniversitelerle ilgili hem sınavlara hazırlananlar açısından, hem de okuyanlar açısından birçok değişim ve sistem sorunları gündemden düşmeyecek.

Bu yıl madenler, petrol fiyatlarıyla ilgili iniş çıkışlar, petrol, doğalgaz veya benzeri maden ve gazların arama çalışmaları öne çıkıyor. Yani dünyanın en pahalı yakıtını kullanmaya devam edeceğiz.

Yıllık harita üzerinde Venüs’ün Akrep burcunda ve yükselende yerleşimi, estetik, kozmetik, konularında önemli bir değişim, yenilenme isteği getirebilir. Kozmetik, estetik ve ilgili operasyonlar, maden ve petrolle ilgili konu ve işler, haberleşme ve basın, bankacılık, aracı finans kuruluşları, polis ve özellikle narkotik, sigortacılık ve sigorta şirketleriyle ilgili konular öne çıkan alan ve meslekler olacak.

Finansal konular

Ülkeler astrolojisinde 2. Ve 11. Ev ve temsil ettikleri alanlar finansal konularda genel etkileri verirler. Bu yıl ki haritada Ay, 2.evde Yay burcunda oturmuş ve 0 derecede….Yani gene riskli bir derecede. Öte yandan Yay, değişken grupta bulunan bir burçtur. Ay’ın takımyıldızı Moola. Tüm bu bulgular öncelikle ülkemizin finansal konularda kaygan bir zeminde ilerleyeceğini gösteriyor. Mundane (ülkeler astrolojisi) de 2.ev aynı zamanda milli hazine yani merkez bankasını da temsil eder. Merkez bankası değişken, stabil olmayan ve piyasaları sürekli dalgalandıran veya güven vermeyen kararlar alabilir. Bu 2000 li yılların başında olduğu gibi çok zorlayıcı bir krizin yaşanacağını düşünmüyorum. Ama gerek finansal olarak, gerek ülke ekonomisi olarak, sürekli değişen ve zorlayan, sınırlarda gezinen bir dönem yaşanabileceğimiz yönünde işaretler mevcut . Bu da stabil bir çizginin olmayacağını ve halkı temsil eden Ay’ın, derece düşüklüğünün ve bulunduğu yerdeki huzursuz pozisyonunun halkın genel olarak mutsuz ve kaygılı bir havada olabileceğini göstermekte. Yatırımlar ve riskli adımlar açısında oldukça dikkatli olunması gereken bir seneden geçeceğiz.

17 Mayıs 2012 tarihinden itibaren transit Jüpiter 2011 boyunca ülkemiz haritasında kazançlar evinden çıkarak, giderler alanına geçecek. Bunun anlamı şudur. 2011 boyunca Jüpiter bizi bir anlamda koruyordu. Bu etkisi 2012 ikinci yarısından itibaren değişiyor açıkçası. 2012 boyunca, hatta 2013’ün ilk yarısına kadar bütçe açığı, açıktan yırtığa dönüşebildiği gibi, enflasyon da yükselişe geçebilir. Yaz aylarından itibaren ülkemiz ekonomik dengeleri hassas bir sürece girmiş olacak. Dolayısı ile bireysel olarak enerjiler, bu yıl sahip olduğumuzu koruma ve harcamalarımıza, gelir gider dengemize dikkat etmemiz gerektiğini göstermekte.

Politik gelişmeler

Ülkeler haritasında “Güneş” hükümeti ve ülke liderini temsil eder. Bu yılki haritada Güneş, zaten hükümeti temsil eden 10.evin yöneticisi iken 12.evde yerleşmiş. Bu etki, hükümetin gizli ve illegal örgütler (PKK) açısından zor bir dönem geçirebileceğini gösteriyor. Haritada güvenlik güçlerini gösteren Mars’ın Güneş ile yaptığı kare dediğimiz etkisi terör açısından iyi bulunmaz, ayrıca Mars’ın daha önce bahsettiğim derece sorunu da yine hem terörle mücadele açısından oldukça zorlayıcı, hem de güvenlik güçlerinin dikkatli ve planlı hareket etmeleri gerektiğine işaret ediyor.

Dış ilişkiler, özellikle bir süredir yangın yeri gibi olan komşu ülkelerle ilişkilerimizde, Türkiye liderlik çizgisinde devam edecek görünüyor ancak bu noktada dikkat etmemiz gereken, dış politikamız açısından oldukça hassas olan dengeleri iyi kullanmamız yönündedir.

Doğal afetler

2011 Sonbaharından itibaren doğal afetler açısından zor bir döneme girdik. Aslında bu süreç tüm dünya için geçerlidir. Özellikle 2012-2015 arası tüm dünya açısından bugüne kadar doğaya yaptığımız zulümün geri dönüşü olacağına inananlardanım. Ancak bahsettiğim yıllar arasında özellikle 2012 sonu ile 2015 arası enerjiler doğal afetleri üretme açısından nerdeyse tam randıman çalışacaklar. Bu yıl doğal afet ve depremler açısından riskli dönemleri birazdan aktaracağım ama genel olarak bu süreçte eğer sağlam olmadığına inandığınız bir eviniz varsa size kendinizi güvende hissedeceğiniz bir yerde yaşamanızı ve çalışmanızı öneririm. Zira 2012 den itibaren depremsel faaliyetler ve iklimsel anormallikler artarak devam edecek.

2012 de gezegen hareketlerinin bize yansımaları

Libra1113

Bu sene bitmeden Kasım ayında transit Satürn önemli bir harekette bulunacak. Hint astrolojisine göre 7 – 24 Kasım arası riskli bir derecede seyahat ederek burç değiştiriyor ve Başak’tan çıkarak, Terazi burcuna geçiyor. Bu geçişi ülkemiz haritasında 4. Evden çıkarak, 5.eve geçişte gerçekleştiriyor. Aslında böylece transit Satürn bir daha benzerini 29 yıl sonra görebileceğimiz iki buçuk senelik önemli bir döngüyü de başlatmış oluyor.

Satürn değişim getirir. Kuvvetli ve sancılı dönüşümlerin gezegenidir. Türkiye haritasında kuruluş yani doğum anındaki Satürn Terazi burcunda bulunmaktadır. Transit Satürn Kasım – Aralık 2011 sürecinde Terazi burcuna geçtiğinde doğum haritasındaki Satürn ile kavuşuma girmiş olacak. Bu etkinin anlamı ortalama 2, 2,5 yıl sürecek bir döngü içinde ülkemiz önemli bir kabuk değiştirme ve sonuçları uzun süreli olacak değişim, dönüşüm etkisinden geçecek. Bu dönem bundan 30 yıl önce 1982-1985 yılları arasında yaşanmıştı. Buna astroloji dilinde Satürn – Satürn kavuşumu denir. Oldukça önemli bir döngüdür. Bu süreçle ilgili yazımı önümüzdeki birkaç gün içinde ayrıntılı biçimde aktaracağım. Ama bu transitin etkisini kısaca aktarmak gerekirse öncelikle bu geçişin Kasım-Aralık ayağı hepimiz adına hassas etkiler barındırmakta.

Kasım-Aralık dönemi, doğal afetler ki sadece depremler değil, aynı zamanda anormal meteorolojik hareketler de dahil olmak üzere, terör olayları ve ülke güvenliği açısından hassas bir dönemden geçeceğiz.

Ülkemiz haritasında Hint astrolojisine göre Terazi burcunda gezegen birikimi dediğimiz bir oluşum bulunur. Satürn yapısı gereği transit yaparken özellikle bulunduğu alandaki gezegenlerin etkilerini tetikleyerek o konulardaki birikmiş enerjileri tekrar gündeme getirir ve değişime yönlendirir. Ancak bu değişim ve dönüşüm süreçleri çok kolay olmaz. Dolayısı ile önümüzdeki dönemler transit Satürn ülkemiz haritasındaki en kalabalık alanı tetikleyerek sonuçları uzun zamanlara yayılan enerjilerle yüzleştirecek. Hukuksal alanlar (30 yıl önceki anayasa değişikliği, 82 anayasası da benzer döneme denk gelmişti), Üniversiteler (YÖK 30 yıl önce yine Satürn’ün benzer bir transitinde kuruldu), ülke güvenliği, iletişim ve basın organlarıyla ilgili konular gündemde olacak.

Tutulmalar ve Türkiye üzerindeki etkileri

Meşhur 2012 fenomenini duymayan kalmadı sanırım. Bu konuda görüşü olanlar özellikle 13 Kasım 2012 de gerçekleşecek Tam Güneş Tutulmasını baz alıyorlar ve Maya takvimine göre 2012 Aralık döneminin dünyanın sonu veya şiddetli bir değişimin başlangıcı olduğuna inanıyorlar. Ülkemiz ve Dünya adına oldukça önemli bir süreçten geçtiğimiz konusunda bende hemfikirim. Ancak bilinç değişimi dediğimiz durumun öyle birden ve kısa sürede olacağına pek prim vermiyorum doğrusu. 2012-2015 arası tüm Dünya için sarsıcı bir dönem yaşanacak ve bu dönem 2012 ile start almakta. Hatta bu süreçte 3. Dünya savaşı ve ağır afetler yaşanabileceği konusunda ön görülerim var. Zamanı gelince paylaşacağım fakat genel olarak 2012 bir bitiş değil, aksine yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu dönem birçokları, hatta birçok ülke için ne yazık ki pekte keyifli geçmeyebilir…

Tutulmalara tekrar dönersek, 2012 yılında; 20 Mayıs 2012 de gerçekleşecek olan halkalı olarak tabir ettiğimiz tutulma ülkemiz adına oldukça önemli. Her ne kadar ülkemizden görülmese de, Hint astrolojisine göre 12. Evimizde sabit burçta Boğa’da gerçekleşirken, tutulmaya eşlik eden gezegenlerden Venüs geri hareketli ve 29 derecede, Jüpiter 0 derecede ve transit Satürn de ülke topraklarını ve güvenliğini simgeleyen evde geri hareketli ve 29 derecede bulunuyor olacak. Tutulmayı izleyen 6 aylık dönem başta olmak üzere yaz ve sonbahar ayları ani gelişmeler, güvenlik ve dış ülkelerle olan ilişkilerimiz adına sürpriz sorunlar, ekonomik olarak hassas bir süreç yaşanabilir.

2012 Haziran Temmuz ayları depremsel hareketler, doğal afetler ve terör ve ülke güvenliği açısından riskli aylar. Hatta bu dönem Ağustos ve Eylül ayını da içine alıyor. Bu nedenle Haziran- Ekim arası bu yılın en hassas döneminden geçebiliriz. Daha ayrıntılı tarihleri aylık yazılarımdan takip edebilirsiniz.

Sonuçta zor bir yıl ülkemizi bekliyor. Hem dışarda, hem de içimizde karışık bir süreç geçireceğiz. İçerde hukuksal konular, üniversiteler, gençlerle ilgili konular, hükmeden ve esneklikten uzak bir tarz ile yönetilme sıkıntısı, basın üzerinde baskıcı bir politika, mahkemeler ve hukuki konularda uluslararası düzeyde tepkiler almamıza neden olabilecek tuhaf kararlar, ağır vergiler ve ekonomik olarak dalgalı ve stabil tutulması zor bir süreç bizi bekliyor. Çok bilinen bir laf vardır. Nasıl hak ediyorsanız, öyle yönetilirsiniz. Daha ruhsal bir dil söylersek, ne ekerseniz onu biçersiniz. Satürn’ün 30 yıl önce verdiği ders ve karışıklıklardan hiç deneyim almayan bu millet, yeni döngüde bir 30 yıl daha kaybedecek mi, bakalım zaman gösterecek…

Enerjilerin burçlara göre etkilerini ise kısa bir süre içinde Burçlara göre 2012 yazımdan takip edebilirsiniz.

Ülkemiz adına umudun ve bereketin eksik olmadığı barış içinde geçecek bir yıl diliyorum.

Her şey gönlünüzce olsun.

Sevgilerimle.

Astrolog Şebnem Ekşib

31 Ekim 2011

www.sebnemeksib.com.tr

© Yazının tüm hakları saklıdır. İzin almadan ve kaynak gösterilmeden tamamı veya bir bölümü yayınlanamaz.